23 Aralık 2011 Cuma

Arkadaş..

Duramadım yazmadan..Hani yoğundun Aslı..kırdın zincirlerini demezler mi adama..

Saat olmuş nerdeyse 5,şube boşalmış,yeşil çayımı almışım,tüten dumandan etrafa tarçın kokusu yayılmış,benim Jo Malone English Pear&Freesia ile bütünleşmiş..Şubedeki yoğun insan kokusunu bir nebze hafifletmiş..Derkeeeeeeennn arkadaşım bütün bir güzelliği tek bir cümle ile dağıtmış..tüm bu güzelliklere rağmen :)..''Aslı sen ne tür bir insansın?''

''Ne tür olmamı istersin?'' dedim..

Güldü...

1-Dürüstsün,hem de herkesin gözü kapalı güveneceği kadar
2-Sabırlısın beni delirtecek kadar
3-Bazı bazı buz gibisin yanına yaklaşamayacak kadar
4-Bi de tuhaf zevklerin var,kova burcu insanısın işte tipik diye ekledi devam etti..şimdi hepsini yazamayacağım..

Çok severim kendisini,tatlı kızdır..doğru da söyledi de olay nerden buraya geldi onu hatırlayamadım şu an..Neyse..Çok oralı olmadım..sonra daldım kendi kendime..


Aslında uyuz ötesi biri olabiliyorum,çok nadir sinirlenirim ama delirdiğimde kalp kırarım,sonra üzülürüm iş işten geçer..Çiçeği burnunda anneyim ama vicdan azabı duyuyorum zaman zaman..Deren'i ihmal ediyormuşum gibi geliyor..Hafta sonları mesela,çünkü beynim cuma akşamından pzt sabahına kadar annem gelene kadar yani Deren'den hiç ayrılmamam gerektiğini söylüyor..Bir yandan da kendim için yapmak zorunda olduğum işler gelip kamp kuruyor beynimin diğer köşesine..Hoop diye geçiyor h.sonu..Nasıl geçtiğini anlamıyorum bile..Yoruldum derken içimden ''Ne yaptın ki?!!'' diyorum..Evde olmak istiyorum..Deren'den ayrılmamacasına..Sonraaa lohusalık zamanlarım geliyor aklıma,deli gibi kaşındığım zamanlar..Aynanın karşısına geçip yandan ''anne bu göbeğim böyle mi kalacak,yok ben bittim,benden bi halt olmaz artık'' diye annemi perişan ettiğim günler..İlk haftalardaki ızdıraplarım,canımı sıkan olaylar..Deren kucağımdayken ''Ya düşerse şu an,kafasını çarparsam ya,ben bu çocuğu büyütebilecek miyim?ya göğüslerim böyle kalırsa,sürekli süt akarsa,ben hep böyle kalırsam!!!''diye geçen binbir türlü..saçma sapaaan düşünceler..

Bak dedim herşey geçiyor Aslı,kızın da büyüdü,dişi bile çıktı..sen eski Aslı olmak üzeresin :) ramak kaldı..

Koşarak eve gitmek istiyorum artık...bugün cumaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaaa

Mercimek..

Öyle böyle bir yoğunluk yok şu günlerde başımda..Müşterilere yetişemiyorum,hem ziyaretler hem şube derken kendimden geçiyorum akşama doğru..Bu sebepten gün içinde Deren'i sormak için annemi dahi zor arayabiliyorum..Geçen hafta yine böyle yoğun günlerden birinde ısrarla çalan telefonumun sesinden önemli birşey olduğunu anladım..Arayan annem..

''Aslı Deren'in dişi çıkmış''

Ne!!diş mi..doktor demişti ki daha diş belirtisi yok????

Delirdim tabii ki sevinçten :) Diğer yandan da çok üzüldüm..Yavrum demek ki bu yüzden sürekli uyuklayıp oramı buramı kemiriyordu,cırcır durumları şiddetle devam ediyordu tüm muz kürlerimize rağmen :( ve ben hiçbirşey anlamadım..Öküz Aslı...hiç mi kontrol etmezsin,doktorun dediğine bu kadar mı güvenirsin..

Uzun lafın kısası minik bir prinç tanesi şu an derenin alt damağına konmuş durumda :) kaşıkta hafif tık tık sesleri,parmağımda tatlı bir acı :) artık o minicik mağaranın içine kar yağmaya başlayacak..ufaktan ufaktan..canım yavrum büyüyorsun gözümün önünde,koştururcasına..anan da çalışıyo ki ilerde sen daha güzel bir hayat yaşa,iyi okullara git,güzel,faydalı bir insan ol diye...seni bir seviyom bir seviyom anlatamam :)

14 Aralık 2011 Çarşamba

zart,zort,zurt

''Hiç kimse İzmir Çipura'sına sazan muamelesi yapmaya kalkmasın''

Yılmaz Özdil'i okuyun arkadaşlar...

Ankara...

Doğduğum,büyüdüğüm,okuduğum,hayatımın şehri (idi) Ankara..

Artık sevmez oldum bu şehri,giderek artan,insanı delirten trafiği,griliği,memnuniyetini giderek kaybeden insanları..sevmiyorum artık bu şehri..Deniz'i olan,insanları gülen,birbirinden günaydını esirgemeyen ''insanların'' olduğu bir şehre gitmek istiyorum..Göçmek istiyorum,sülalecek..hiçbir zaman kötü düşünmeyen,moralini bozmayan ben,artık istemiyorum bu şehri..

Deren'imi başka bir şehirde büyütmek,onunla birlikte yeni yerler keşfetmek,yeniden öğrenmek istiyorum..Minik kuzumun ilerde güler yüzlü,mutlu bir yavru olmasını istiyorum..Büyüdükçe aslında onu ne kadar çok sevip ne kadar çok düşündüğümü,hayatımın merkezinde olduğunu daha iyi anlıyorum..Umarım bütün isteklerim gerçekleşir bambaşka bir hayatımız olur Emoş,ben ve Deroş'un...

27 Kasım 2011 Pazar

Pazartesi...

Haftanın ilk günü sendromunu ağır geçiriyorum bugün..

Normalde etkilenmem pazartesi günlerinden,sendromunu da yaşamam ama bugün Deren'den çok zor ayrıldım..Belki de gün geçtikçe artık iyice yakınlaştığımızdan olsa gerek..Deroşuuummm,anneeeem...ne şekilde seslenirsem sesleneyim farketmiyor tık hemen kafa bana doğru dönüyor.Bugün sabah da kapıdan tam çıkarken bir çevirdi kafasını..bir baktı..eridim..içimde kopan fırtınayı anlatamam hiçkimseye...Kokusu resmen üstüme sinmiş..normalde birlikte uyumuyoruz ama birkaç gecedir saat 3-4 sularında mıyıl mıyıl mıyıldanmaya başlıyor,hoop kucaklayıp alıveriyorum koynuma..uyuyoruz beraber..Yapmamam gerekiyor sanırım,alışmaya başladı mı ne anlamadım..mıyıllara taviz yok bundan böyle!!

Hafta sonunu sürekli beraber geçirdiğimiz için olsa gerek pazartesileri böyle oluyorum kanımca...Cuma akşamları Deren'le birbirini çok uzun zamandır görmeyen iki dost gibi oluyoruz..hani ayrı gayrı ne kadar süre geçerse geçsin gördüklerinde birbirlerini yine kördüğüm olan arkadaşlar vardır ya..Aslı,Tuğba,Müjde :) gibi..O misal işte..Cuma akşamları bi başlıyoruz hamur olmaya..pazartesi sabah ayrılana kadar..geziyoruz,tozuyoruz,oynuyoruz....alışveriş en büyük keyfimiz :) sadece Deren ve benim..Emre artık bayılmak üzere alışveriş merkezlerinden..ama çare yok..buz gibi havada ne kadar dolaştırabilirim..eve hapsetmek de olmaz..gidiyoruz mecburen biyerlere..pazar günü de aynı şekilde bir alışeriş merkezi günü geçirdik..süpper ciciler aldım miniğime,dayanamıyorum..biliyorum 2 ay zor giyecek ama elimde değil kaybediyorum kendimi..ama sadece Deren için..

Aklıma gelmişken çoook uzun bir aradan sonra ilk kez bir Türk sanatçısının CD'sini aldım,hiç de tarzım olmayan bir kişidir esasen kendisi,Murat Boz..Ne güzel bir albüm yapmış,doyamadım dinlemeye..ama asıl anlatmak istediğim şudur ki benim kulağıma eşşeğin bacağı kaçmış..CD'de 2. parça ''Aşklarım Büyük Benden''...

Şarkının nakarat bölümünde diyor ki..

Biter mi dünyada yenisi bitmez derken
Ben yine çalıp alırım aşkı koynuma seherden
Yıllanmış sevdalarımı bir çıkar sanma senden
Sen bile inanamazsın aşklarım büyük benden..................

Bense aynen şöyle mırıl mırıl mırıldanıyorDUM...

Biter mi dünyada yenisi bitmez derken
Ben yine çalkalarım aşkı koynuma severken
Yıllanmış sevdalarımın biri çıkar sandım senden
.....falaaan filan...


Ya diyorum ne diyor buralarda..hem böyle deyip hem saçmalıyormuşum zaar..kulağım süperdir esasında,mütevazilik yapamıcam,bilmediğim şarkı yoktur,sevmesem de hemen ezberlerim çat diye...yaşlanıyorum belki de..kulağına s....m Aslı dedim içimden..iyi ki biyerde falan söylemedim yerin dibine girerdim töbe bidaha da çıkamazdım :)

2. ve 6. parçalar super duper bu arada....aklıma super duper love geldi

Laylayloooommmmmmmmmmmmmmmm..

18 Kasım 2011 Cuma

Deren'den sonra...

 Annem çocukluğumuzdan bu yana küt kesim,sarı ve fönlü saçlarıyla hayranlık uyandırmıştır hem kardeşimde hem bende..Bayılırdık onun kıyafetlerini,ayakkabılarını giymeye,makyaj malzemelerini kurcalamaya..belki de çalışan bir anne olmanın sebebiyle her daim bakımlıydı..emekli oldu yine aynı şekilde devam etti..taa ki Deroş doğana kadar :) dün gece bir baktım ikimize de..annemin saç baş uçuşmuş,bedeni eşofmanla bütünleşmiş..ben dersen saç öbeği artık kafamda bir kuş yuvasına dönmüş,gözlerim hepten küçülmüş,geceliğin simetrik olan dikişleri savrulmuş..Deren bir annemin kucağında,bir benim kucağımda uyumaya çalışıyor..saat 10 dan 1 e kadar aynı tonda huuulamamıza rağmen uyumuyor..uyutmuyor.....
İşte o hengamede..

''Annecim sen olmasaydın ben ne yapardım?'' dedim..''Sen de Deren'in bebeğine bakacaksın,borcunu ödemiş olacaksın,benim anneme ödediğim gibi'' dedi..Gerçekten yapamazdım sanırım..daha doğrusu çok ama çok zorlanırdım..Çünkü çalışan bir anne için çocuğunun emin ellerde olması,eve döndüğünde mis gibi bir evle karşılaşıp sıcak sofrasını hazır bulması büyük bir nimet..Anneme ne yaparsam ne kadar teşekkür edersem az..Tabii ki canım kardeşim,en yakın arkadaşım,Deroş'umun biricik teyzesi Esroş'un hakkını yiyemem..annemin en büyük destekçisi..onlar benim herşeyim..

Çok şey değişti hayatımızda Deren'den sonra..Özellikle de Esroş'umun,canım annecimin ve benim yani hepimizin hayatında :) Tabii ki Babişko Emre'nin de..ama o baba olarak elinden gelen özveriyi gösterse de anne olmak çok farklı bir durum,herşeyine dikkat eder oluyor insan..önceki hayatı gibi sorumsuz olamıyor,saçmalama şansı kalmıyor..gerçi mantıksız davranan bir insan olmadım hayatımın hiçbir evresinde ama şimdi daha bir dikkatli oldum,daha çok sevgi dolu oldum,daha çok hoşgörülü oldum,ufak şeylere daha bir mutlu olur oldum..,daha sakin,daha yapıcı..kısacası oldum da oldum..Her geçen gün daha farklı şeylerine şahit oluyorum kızımın..kahkahası,çığlığı,agusu,bugusu,kokusu...herşeyi farklılaşıyor..büyüyor..paylaşımlarımız farklılaştıkça,arttıkça ben kabıma sığmaz oluyorum,günler yetmiyor,yavruma doyamıyorum..

Deren'im..kuzum..zeytinim..seni çok seviyorum..

10 Kasım 2011 Perşembe

Uzun..

Tüm sube toplandık 9.05'de kapının önüne,her Yil olduğu gibi....Ne sireni çaldı okulun,ne kornasini yirtarcasina çalan,ne bizim gibi 1 dk sinı ayıran...anlamadılar bile ne olduğunu.Bi ara atm nin orda bı saskin''abla kredi kartımdan para cekemiyorum bi bak hele'' diyordu..içimden neler gecti o an sevgili kardesim için tahmin bile edemezsiniz.akkoyunlu olmuş herkes..malesef..Deren'im sen bunları okurken acaba ne olacak halimiz..

Yılmaz Özdil'i okuyun,pütürsüz diline!!yine hayran kaldım..

......